31 Ekim 2018 Çarşamba

Öyle bir vasiyet bıraktı ki herkese ders oldu..

Koç, çoraplarıyla gömülmek istedi..

Kıssadan hissedir.

Bu dünyaya nasıl geldiysen öyle gidersin..

Aşağıda okuyacağınız anektodu, mal mülk için birbirlerinin kuyusunu kazanlara, şu üç günlük ömürde gözünü hırs bürümüş insanlara, bir örnek olur belki, diye yazmak istiyorum.



Rahmetli Vehbi Koç’la ilgili çok hikaye anlatılır.. Ne kadarı gerçek ne kadarı yakıştırma, tam olarak bilemeyiz ama ona atıf edilenlerde daima ders alınacak bir pay vardır. Her zaman ilginç bir gerçeğe parmak basmıştır, yaptıkları ve söyledikleri ile.



Allah toprağını bol etsin Vehbi bey, son günlerinde oğlu Rahmi Koç'u yanına çağırarak iki mektup verir."Birincisini ben ölünce hemen aç, ikincisini dara düşmeyince, kararsız kalmayıncaya kadar açma" der.Günü, saati gelip vefat edince, Rahmi bey birinci mektubu hemen açıp, okur..



Tek bir satırlık nasihat yazılıdır”Beni çoraplarımla gömün.”

Olur mu olmaz mı tartışması başlar. Hemen müftülerden, hocalardan görüş alınır.



”Dinimizde böyle bir şey olmaz, günah”derler.Memleketin en önde gelen alimlerine danışılır.”Çok büyük günah” cevabını alırlar.Rahmi bey çaresiz kalır. Bir yandan babasının vasiyeti diğer yandan alimlerin, müftülerin, hocaların İslam dininde gömülme konusunda verdikleri fetvalar..



Babasının ikinci mektup için söyledikleri aklına gelir.

“Dara düşmeyince, kararsız kalmayıncaya kadar açma."



Hiçbir zaman bu kadar dara düşmemiş, çaresiz kalmamıştır. Bundan sonra da bu kadar dara düşüp, hiçbir konuda bu derece çaresiz kalamayacağını düşünür. Hemen ikinci mektubu açar.Şunlar yazılıymış..”Eh.. Oğlum, gördün işte. Bir çorabı bile insana bırakmazlar, diğer tarafa götürmene izin vermezler.



”Dünyadan giderken, bir çorap bile götürülemeyeceği gerçeğini Vehbi bey, en büyük miras olarak varislerine bırakmıştır..




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder