11 Mayıs 2017 Perşembe

Yalan Değilse



Padişah bir gün, “Bana yalan söyleyebilene bir
küp dolusu altın vereceğim!” demiş.
Yalancılar hemen saraya koşuşturup
başlamışlar yalana;


– “Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü”.
-“Bunun neresi yalan? Kuş kartaldır, arslan da
kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür
tabii!..”
– “Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..”
– “Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını
düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin
başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral
odur tabii!..”


– “Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı
ay sonra geri döndü!”
“Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç,
sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak
yer bulamayıp yere inmiştir”.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane
bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır
dedirtememiş. Ama bir gün bir adam gelmiş;

– “Padişahım, sen benim babamdan borç
olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri
almaya geldim.
” Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil
dersen borcunu öde!..”



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder